Avrupa seçimlerinde geri sayım: Aşırı sağın ayak sesleri

Avrupa Parlamentosu’nun (AP) önümüzdeki beş yıl görev yapacak 720 üyesinin belirlenmesi için 6-9 Haziran’da yapılacak ve 360 milyon kişinin oy kullanacağı seçimler için geri sayım başladı. Her beş yılda bir merkez partilerin ana korkusu radikallerin ve aşırı sağın yükselmesi oluyor ancak sonrasında bu akımlar bir şekilde frenlenebiliyor. Bu kez ise durum biraz daha farklı ve tehdit her zamankinden yüksek. Gıda fiyatlarındaki artış, ekonomideki durgunluk, göç sorunu ve yaşam standartlarındaki gerilemenin seçmenler üzerindeki etkisi bu güce güç katıyor. Bu da frenleme etkisinin eskisine oranla daha zayıf olma riskini arttırıyor. Bazı diplomatlara göre Avrupa Birliği’nde (AB) yeni bir dönemin eşiğine gelinmiş durumda.

YÜKSELİŞ SÜRÜYOR

Geçmiş beş yılı AB için en sorunlu dönemlerden biri olarak tanımlamak mümkün. İngiltere’nin 2020’de üyelikten ayrılması, Covid salgını ve Ukrayna’da Şubat 2022’den bu yana süren savaşa rağmen AB’nin durumu iyi idare ettiğini söylemek ise yanlış olmaz. Bununla birlikte tüm bu gelişmeler aşırıların beslenmesine de neden oldu. Avusturya, Belçika, Fransa, Macaristan, İtalya ve Hollanda’da aşırı sağ ve popülistler belirgin yükselişte ve oy eğilimlerinde ilk sırada yer alıyorlar. Almanya’nın da aralarında olduğu dokuz ülkede ise ilk üçe girmiş durumdalar.

KAZANMASA DA KAZANACAK

Aşırı sağ sadece oy sayısını arttırmakla kalmayacak. Bir bakıma kazanmadan da kazanacak. Bunun nedeni ise merkez sağda göç, kimlik, İslam gibi konularda aşırı sağın retoriğinin her geçen gün biraz daha ağırlıklı olarak kullanılması. Merkez sağ bazı söylemlerinde aşırı sağa yaklaşıp oy potansiyelini arttırma çabası içine girerken, aşırı sağ eğilimli partiler de eskiden sıkça dillendirdikleri AB’den çıkma gibi uç söylemlerin dozunu düşürerek merkez seçmene şirin gözükme çabasını sürdürüyor.

Kaja Kallas, Mette Frederiksen, Ursula von der Leyen

ÜST DÜZEY POZİSYONLARDA KOLTUK KAPMACA

-Seçimler sadece AP üyelerinin belirlenmesi değil üst düzey yönetim kartlarının yeniden dağıtılması sonucunu da doğuracak. AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen bu koltuk için en güçlü aday. Von der Leyen’in kazanması durumunda merkez sol, AB Konseyi Başkanı için bastıracak. Eski Portekiz Başbakanı Antonio Costa ve Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen’in isimleri kulislerde sıkça duyuluyor. Şu an Josep Borrell’in yürüttüğü Yüksek Temsilcilik pozisyonuna ise liberaller göz dikmiş durumda. Estonya Başbakanı Kaja Kallas potansiyel bir aday olarak görülüyor. AP Başkanı Roberta Metsola ise yerini koruma çabasında. Tablonun netleşmesinde seçimlerden çıkacak siyasi dengenin yanı sıra coğrafi denge de etkili olacak.

GUARDIAN RUSYA SEÇİMLERE MÜDAHALE ARAYIŞINDA

-İNGİLİZ gazetesi The Guardian’ın haberine göre sosyal medyada Rusya yanlısı hesaplar, Avrupa Parlamentosu (AP) seçimleri öncesi, seçmenlerin tercihlerini etkileyecek propaganda kampanyaları yürütüyor. Sosyal medya şirketi Meta’nın sahibi olduğu Facebook’ta, Avrupalı seçmeni hedef alan paylaşımlarla Ukrayna’ya yapılan askeri yardımlar eleştiriliyor, göçmen krizinin kıtaya zarar verdiği belirtiliyor. Ayrıca seçim sürecinin şeffaf olmadığı algısını oluşturmak için “mürekkebi kaybolan seçim kalemleri, sahte oylama makineleriyle ilgili” komplo teorileri dolaşıma sokuluyor. Uzmanlar, paylaşımların Facebook tarafından siyasi içerik olarak etiketlenmemesinin AB hukuku ihlali olabileceğini belirtiyor. Nisan ayında AB, “yanıltıcı reklamların ve dezenformasyonun yayılmasını önleyemediği” yönündeki şüpheler üzerine Meta hakkında bir soruşturma başlatmıştı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir